Marka Avukatı Ne İş Yapar ve Önemi Nedir?

Marka avukatı; işletmelerin, girişimcilerin veya şahısların fikri ve sınai mülkiyet haklarını koruma altına alan, marka tescil süreçlerini yöneten, meydana gelen tecavüz ve ihlallere karşı adli ve idari merciler nezdinde hukuki koruma sağlayan uzmandır.

Marka avukatının üstlendiği başlıca görev ve sorumluluklar şunlardır:

  • Tescil Öncesi Araştırma ve Strateji: Tescil edilmek istenen markanın Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) sicilinde mutlak veya nispi ret gerekçeleri açısından ön araştırmasını yapmak ve tescil stratejisini belirlemek.
  • Başvuru ve İtiraz Yönetimi: Marka başvuru sürecini yürütmek, kurum kararlarına veya üçüncü kişilerin bülten yayınındaki markaya itirazlarına karşı hukuki savunma ve itiraz dilekçeleri hazırlamak.
  • Sözleşme Hazırlığı: Lisans, devir, rehin veya temlik gibi marka üzerindeki tasarrufi işlemlere ilişkin sözleşmeleri fikri mülkiyet mevzuatına uygun şekilde akdetmek.
  • İhlal ve Tecavüz Takibi: Tescilli markaların pazardaki taklitlerini tespit etmek, ihtarname göndermek ve hak ihlaline yol açan eylemleri durdurmak.
  • Dava Yürütümü: Marka tecavüzünün tespiti, önlenmesi, durdurulması, hükümsüzlük, iptal ve tazminat davaları ile Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemelerinde görülen ceza davalarında müvekkili temsil etmek.

Marka Avukatı ile Çalışmanın Önemi

Marka; bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayıran en değerli gayrimaddi varlığıdır. Yapılacak ufacık bir usul hatası veya gözden kaçan bir hak düşürücü süre, yıllarca emek verilen bir markanın kaybolmasına veya taklitçiler karşısında savunmasız kalmasına yol açabilir. Bu noktada marka avukatı; sınai mülkiyet hukukundaki teknik ayrıntılara hâkimiyeti sayesinde doğabilecek hak kayıplarını engeller, marka değerini korur ve ihlal durumlarında en hızlı, etkili hukuki koruma mekanizmalarını devreye sokar.

Marka Hakkının İhlali Nedir?

Marka hakkı sahibinin izni olmaksızın, markayı kullanmak, taklit etmek, markanın taklit edildiği ürünleri satmak, ticari alanda kullanmak gibi marka hakkına tecavüz oluşturacak fiillerin gerçekleştirilmesine marka hakkının ihlali denir.

Marka hakkına tecavüz oluşturan fiiller ve ihlal halinde başvuru sahibinin başvuracağı hukuki yollara ilişkin mevzuat düzenlemesi 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madde 29 ve devamında yer alır.

Bir fiilin marka hakkının ihlali anlamına gelip gelmediğine ilişkin değerlendirme yapılırken pek çok teknik ayrıntıya dikkat edilmesi gerekir. İhlal durumunun tespiti ve ardından bu durumun giderilmesi için alanında uzman bir avukata danışmak büyük önem taşır.

Marka Hakkına Tecavüz Oluşturacak Fiiller

Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için tecavüz sayılan fiillerden birinin gerçekleşmiş olması gerekir. Sınai Mülkiyet Kanunu madde 29 uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturan durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Marka sahibinin münhasıran kanunda belirlenmiş olan haklarının izin alınmaksızın kullanılması,
  • Markanın aynısının veya çok benzerinin kullanılması ile taklit edilmesi,
  • Markanın taklit edildiğini bildiği halde veya bilmesi gerektiği halde, bu markayı taşıyan ürünlerin satılması, dağıtılması, ithal veya ihraç edilmesi, ticari alanda kullanılması ya da sözleşmeye konu edilmesi,
  • Marka hakkı sahibi tarafından lisans yolu ile verilen kullanım haklarının sınırlarının genişletilmesi veya yetkisiz şekilde devredilmesi.

Tecavüz durumunun tespiti için markanın koruma kapsamının doğru belirlenmesi oldukça önemlidir. Görüldüğü üzere sadece ürünleri taklit ederek üretmek değil; onları satmak, depolamak, nakletmek veya satış sözleşmesine konu etmek de marka hakkının ihlali anlamına gelir.

Marka Hakkı İhlalinde Başvurulabilecek Hukuki Yollar

Marka hakkı ihlal edilen marka sahibinin başvurabileceği çeşitli hukuki yollar bulunmaktadır. Marka sahibi mahkemeye başvurarak şu taleplerde bulunabilir:

  • Marka hakkı ihlali oluşturduğu düşünülen fiilin tecavüz oluşturup oluşturmadığının tespiti,
  • Marka hakkının ihlaline sebep olması muhtemel tecavüzün önlenmesi,
  • İhlal oluşturan tecavüze ilişkin fiillerin durdurulması,
  • Tecavüzün sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi (tazminat davası),
  • İhlal oluşturan ürünlere ve bu ürünlerin üretilmesi için kullanılan cihaz ve makinelere el konulması,
  • El konulan cihazların ihlalin önlenmesi amacıyla şekillerinin değiştirilmesi veya tecavüzün önlenmesi başka türlü mümkün değilse imha edilmesi,
  • El konulan ürünler üzerinde marka hakkı sahibi adına mülkiyet hakkı tanınması.

Davaların Nitelikleri

  • Tecavüzün Tespiti Davası: Marka hakkına karşı tecavüz fiilinin gerçekleştirilmesinin ardından bu fiilin hukuken ihlal oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi amacıyla açılır. Marka hakkı sahibinin bu tespitin yapılmasında doğrudan hukuki yararı bulunur.
  • Muhtemel Tecavüzün Önlenmesi Davası: Henüz meydana gelmemiş ancak gerçekleşmesi muhtemel tecavüz fiilinin önüne geçmek için açılır. Örneğin, marka hakkının ihlali anlamına gelecek eylemleri yapmaya yarayan araç veya ham maddelerin temin edildiğinin tespiti halinde bu dava açılarak ihlal engellenebilir.
  • İhlalin Durdurulması Davası: Önleme davasından farklı olarak burada halen devam eden bir tecavüz fiili söz konusudur. Hak sahipleri, tecavüz fiilinin durdurulması davası açarak devam eden haksız eylemlerin sonlandırılmasını talep edebilir.

Fiillerin durdurulmasının talep edilmesi için bu fiilleri gerçekleştiren tarafın kusurlu olması ve hak sahibinin bu sebeple zarara uğramış olması şart değildir. Ancak kusur ve zarar olguları gerçekleşmişse, zarara uğrayan taraf tazminat davası açabilir.

Marka Hakkına Tecavüz (Tazminat) Davası

Marka hakkı ihlal edilen hak sahibi, ihlal nedeniyle uğradığı zararların giderilmesi amacıyla tazminat davası açabilir. Bu davada davacı marka hakkı sahibi gerçek veya tüzel kişi; davalı ise ihlal oluşturan fiili gerçekleştiren taraftır.

Hakkı ihlal edilen marka sahibi, fiili zararının tazminini ve ihlal nedeniyle yoksun kaldığı kârın ödenmesini talep edebilir. Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında SMK uyarınca üç farklı değerlendirme usulü öngörülmüştür:

  1. İhlal oluşturan fiili gerçekleştirenin bu fiili işlememiş olması halinde marka hakkı sahibinin elde etmesi beklenen muhtemel gelir,
  2. İhlal oluşturan fiili gerçekleştirenin bu ihlal nedeniyle elde ettiği gelir,
  3. İhlal oluşturan fiili gerçekleştiren kişinin bu hakkı bir lisans sözleşmesi uyarınca hukuka uygun şekilde kullanmış olsaydı ödemesi gereken lisans ücreti.

Marka hakkı sahibi bu hesaplama usullerinden birini seçme hakkına sahiptir. Mahkeme, hak sahibinin seçtiği usul üzerinden hesaplama yapmak zorundadır; kendiliğinden başka bir usul belirleyemez.

Tazminat talebi yalnızca maddi zararları değil, manevi zararları da kapsayabilir. Manevi tazminat hususunda Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Mahkeme, marka hakkı sahibinin veya ticari işletmenin uğradığı itibar kaybını, duyulan acı ve elemi dikkate alarak manevi tazminat miktarı belirler.

Marka Hakkının İhlali Halinde Cezai Sorumluluk

Marka hakkını ihlal edenlerin hukuki sorumluluklarının yanı sıra cezai sorumlulukları da bulunmaktadır. Cezai yaptırımlar Sınai Mülkiyet Kanunu madde 30 düzenlemesinde yer alır. Suçlar şikâyete tabidir; soruşturma ve kovuşturma yürütülebilmesi için hak sahibinin şikâyette bulunması şarttır.

İhlal Oluşturan Fiil Öngörülen Ceza / Yaptırım
Başkasına ait markayla ilgili olarak; ürün veya hizmet üretmek, satmak, ithal/ihraç etmek, ticari alana sunmak, depolamak veya nakletmek 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası
Marka olduğunu belirtilen işareti yetkisi olmaksızın ilgili ürün veya ambalaj üzerinden kaldırmak 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası
Yetkisi olmaksızın marka hakkı üzerinde tasarrufta bulunmak (hakkı devretmek, lisans veya rehin vermek) 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası

Suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Görevli, Yetkili Mahkeme ve Zamanaşımı

  • Görevli Mahkeme: Hukuk davalarında Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Ceza yargılamalarında ise Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi (bulunmayan yerlerde Asliye Ceza Mahkemesi) görev yapar.
  • Yetkili Mahkeme: Davacının yerleşim yeri, tecavüz fiilinin gerçekleştiği yer veya ihlalin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. Ayrıca davalının yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir.
  • Zamanaşımı: Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca; hak sahibinin fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 2 yıl, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır. Ancak tecavüz fiili kesintisiz şekilde devam ediyorsa zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz.

Marka Hakkının İhlali Halinde İhtiyati Tedbir

İhtiyati tedbir, dava süresince ortaya çıkması muhtemel zararların önlenmesini sağlayan kritik bir hukuki imkândır. Düzenleme SMK madde 159 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alır.

  • Tedbir talep edebilmek için markanın ihlal edildiğine veya edileceğine ilişkin çalışmalar yapıldığına dair yaklaşık ispat sunulması yeterlidir.
  • Mahkemeden; tecavüz eylemlerinin durdurulması, ihlale konu ürün ve araçlara el konulması, el konulan ürünlerin piyasaya sunulmasının engellenmesi gibi tedbirler talep edilebilir.
  • Haksız veya kötüniyetli tedbir kararları sebebiyle zarara uğrayan tarafın tedbire itiraz etme ve sonrasında tazminat davası açma hakkı saklıdır.

Patent Hakkının İhlali Nedir?

Patent sahibinin izni olmaksızın, patentin konusu olan buluşu kullanmak, üretmek, çoğaltmak, satmak veya ithal etmek gibi patent hakkına tecavüz sayılan fiillerin gerçekleştirilmesine patent hakkının ihlali denir.

Patent hakkının ihlali sayılan fiiller ve ihlal durumunda buluş sahibinin başvurabileceği hukuki yollara ilişkin mevzuat düzenlemesi 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 141 ve devamında yer alır. Bir fiilin patent hakkını ihlal edip etmediğine ilişkin değerlendirmelerde buluşun istem sınırları, teknik özellikleri ve eş değerlikle ihlal halleri gibi birçok karmaşık detay bulunur. Hak kaybı yaşanmaması için sürecin hukuki destekle yürütülmesi tavsiye edilir.

Patent Hakkına Tecavüz Sayılan Durumlar

Sınai Mülkiyet Kanunu madde 141 uyarınca patent hakkının ihlali sayılan başlıca eylemler şunlardır:

  • Patent konusu buluşu, patent sahibinin izni olmadan kısmen veya tamamen üreterek taklit etmek,
  • Taklit edilerek üretilen ürünleri satmak, dağıtmak, ithal veya ihraç etmek, ticari amaçla kullanmak veya sözleşmeye konu etmek,
  • Tescil ile kazanılan patent hakkını gasp etmek,
  • Patent hakkı sahibi tarafından lisans yolu ile verilen kullanım haklarının sınırlarını genişletmek veya yetkisiz şekilde devretmek,
  • Patent konusunun bir usul (yöntem) olması durumunda bu usulü izinsiz kullanmak; bu usul ile doğrudan elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya ticari amaçla kullanmak.

Patent hakkının ihlali hallerinde çoğunlukla buluşun kısmen taklit edilmesi durumuna rastlanır. Ürünün veya yöntemin kısmen taklit edilmiş olması tecavüz niteliğini değiştirmez.

Patent Hakkının İhlali Halinde Başvurulabilecek Hukuki Yollar

Patent hakkı ihlal edilen buluş sahibi mahkemeden şu taleplerde bulunabilir:

  • Patent hakkının ihlali niteliğindeki fiilin ihlal oluşturup oluşturmadığının tespiti,
  • İhlale sebep olması muhtemel tecavüzün önlenmesi,
  • İhlal oluşturan tecavüze ilişkin fiillerin durdurulması,
  • Patent hakkının ihlalinin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi (tazminat davası),
  • İhlal oluşturan ürünlere ve bu ürünlerin üretilmesinde kullanılan cihaz/araçlara el konulması,
  • El konulan cihazların şekillerinin değiştirilmesi veya tecavüzün önlenmesi başka türlü mümkün değilse imha edilmesi,
  • El konulan ürünler üzerinde kendi adına mülkiyet hakkı tanınması.

Patent Hakkına Tecavüz (Tazminat) Davası

Patent hakkı ihlal edilen buluş sahibi tarafından, ihlali gerçekleştiren kişilere karşı açılır. Davacı; patent hakkı sahibi (veya yetkili lisans alan), davalı ise taklit ürünü üreten, dağıtan, satan veya ticari faaliyetlerinde kullanan taraftır.

Maddi tazminat miktarının tespiti yapılırken fiili zarar ile yoksun kalınan kazanç dikkate alınır. Yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin seçimine göre şu yöntemlerden biriyle hesaplanır:

  1. Patent hakkı ihlal edilmeseydi, hak sahibinin elde etmeyi beklediği muhtemel gelir,
  2. İhlal eden kişinin bu ihlal sebebiyle elde ettiği net gelir,
  3. İhlal eden kişi bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile kullanmış olsaydı ödemesi gerekecek lisans bedeli.

Hak sahibinin tercih ettiği usul mahkemece esas alınır. Bunun yanı sıra buluş sahibinin uğradığı itibar kaybı ve manevi zararlar için Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde manevi tazminat da talep edilebilir.

Görevli, Yetkili Mahkeme ve Zamanaşımı

  • Görevli Mahkeme: Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
  • Yetkili Mahkeme: Davacının yerleşim yeri, tecavüz fiilinin gerçekleştiği yer veya ihlalin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. Davalının yerleşim yerinde de dava açılabilir.
  • Zamanaşımı: Hak sahibinin fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 2 yıl, her halde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıldır. İhlal eylemi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez.

Patent İhlallerinde İhtiyati Tedbir

İhtiyati tedbir, dava sonuçlanana kadar telafisi imkânsız zararların doğmasını engeller. SMK madde 159 kapsamında talep edilir.

  • Buluşun patent hakkını ihlal edecek şekilde kullanıldığına veya kullanılacağına ilişkin ciddi hazırlıklar yapıldığına dair yaklaşık ispat sunulması gerekir.
  • Mahkeme kararıyla taklit ürünlerin üretimi, satışı ve ithalatı durdurulabilir; ürünlere ve üretim araçlarına el konulabilir.
  • Haksız yere koydurulan ihtiyati tedbirler sebebiyle zarara uğrayan davalı tarafın, sonradan tazminat talep etme hakkı mevcuttur.

Son Değerlendirme

Hem marka hem de patent haklarının ihlali; teknik bilirkişi incelemelerini, karmaşık mevzuat hükümlerini, hak düşürücü süreleri ve ihtiyati tedbir gibi acil hukuki hamleleri içerir. Telafisi imkânsız hak ve kazanç kayıplarının önüne geçebilmek adına, ihlal durumunun tespiti ve dava süreçlerinin uzman bir marka ve patent avukatı rehberliğinde yürütülmesi esastır.

Benzer Yazılar

Yorum Bırakın