1. Velayet Davasının Hukuki Niteliği ve Çocuğun Üstün Yararı
Velayet davaları kamu düzenine ilişkin olup yargılamada re'sen yani kendiliğinden araştırma ilkesi geçerlidir. Hâkim, ebeveynlerin taleplerinden veya sunduğu delillerden bağımsız olarak, öncelikle çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimini güvence altına alan "çocuğun üstün yararı" (superior interest of the child) ilkesine göre karar verir. Bu ilke; tarafsız bir biçimde tamamen çevresel etkenleri, davaya konu olabilecek maddi ve manevi olayları, ilgi ve alakanın boyutlarını inceleyerek alınan bir karar olmasını sağlar.
2. Velayet Tayininde Esas Alınan Temel Ölçütler
Yargısal kararlarda çocuğun yaş grupları, bakım ihtiyacı ve sosyal çevresi belirleyici rol oynar. Bundan dolayı yargıtay aldığı kararlarda çeşitli sınıflandırmalar yapmaktadır.
- 0–3 Yaş Grubu: Anne bakımına ve şefkatine mutlak ihtiyaç duyulan dönemdir. Annenin sağlığına veya çocuğun yaşamına doğrudan bir tehlike bulunmadıkça velayet anneye verilir. Ancak çocuğun geleceği adına çeşitli özenin gösterilmemesi veyahut çeşitli boşanma sebepleri olan haysiyetsiz yaşam sürme, bağımlılık gibi durumlarda burada velayet babaya da verilebilmektedir.
- 4–7 Yaş Grubu: Annenin bakımı öncelikli olmakla birlikte, tarafların çocuğa sunabileceği maddi-manevi imkânlar ve yaşam koşulları detaylı incelenir. burada alınacak olan kararlar çocuğun üstün yararın korunması adına bütün durumların değerlendirilerek alınacak kararlardır. Maddi-manevi imkanlar, yaşam koşulları, sosyal çevre bu değerlendirmelere girmektedir.
- 8 Yaş ve Üzeri (İdrak Çağı): Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi uyarınca idrak çağındaki çocuğun mahkemece veya uzmanlar eşliğinde bizzat dinlenilmesi zorunludur. Bu noktada velayet kararlarının verilmesinde veya değiştirilmesinde çocuğun talepleri ve isteklerinin dinlenilmesi başlayacaktır. Bu alanda kalan çocuğun uzmanlar eşliğinde psikolojisine zarar verilmeden bu kararın verilebilmesi adına en sağlıklı metod kullanılır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2022/5548, K. 2022/7644, T. 03.10.2022):
"…idrak çağındaki çocuğun mahkeme huzurunda dinlenilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla, idrak çağındaki çocuğun velayet konusundaki görüşünün alınması ve tüm delillerle birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken…"
Sosyal İnceleme Raporları (SİR)
Sosyal İnceleme Raporu (SİR), velayet, boşanma ve vesayet gibi uyuşmazlıklarda hâkimin sağlıklı karar verebilmesi için mahkeme bünyesinde görev yapan uzmanlarca hazırlanan resmi bir değerlendirme belgesidir.
SİR Raporunun Alınma Süreci
- Mahkeme Kararı veya Sevk: SİR, tarafların talebiyle veya hâkimin re'sen (kendiliğinden) verdiği ara karar ile talep edilir. Velayet kamu düzenini ilgilendirdiği için hâkim bu raporu her aşamada kendiliğinden isteyebilir.
- Uzman Heyeti: Rapor, adliyelerde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan (sosyal hizmet uzmanı) oluşan uzman heyet tarafından düzenlenir.
- İnceleme ve Görüşmeler: Uzmanlar; tarafların ve çocuğun yaşadığı ev ortamına giderek barınma koşullarını, ekonomik ve sosyal durumunu yerinde inceler. Ebeveynlerle ve idrak çağındaki çocukla ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirerek aralarındaki psikolojik ve pedagojik bağı analiz eder.
- Raporun Sunulması: Yapılan mülakatlar ve saha incelemeleri sonucunda hazırlanan kapsamlı bilimsel rapor, mahkeme dosyasına sunulur ve tarafların tebellüğüne (incelemesine) açılır.
Raporun Değerlendirilmesi
SİR raporu, hâkimin hüküm kurarken başvurduğu en önemli bilimsel veri niteliğindedir. Ancak bu raporlar hâkimi bağlayıcı mutlak hükümler değildir; hâkim, raporu dosyadaki diğer deliller (tanık beyanları, okul kayıtları vb.) ve çocuğun üstün yararı ilkesiyle birlikte değerlendirerek nihai kararını verir. Raporun içeriğine karşı tarafların hukuki itiraz etme ve ek rapor talep etme hakkı da bulunmaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2024/5925, K. 2025/2202, T. 03.03.2025):
"…uzmanlardan her iki ebeveynin yaşadıkları yerde ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip… çocuğun menfaatine olacağı tespit edilerek velayet konusunda bir karar verilmesi gerekir."
3. Türk Hukukunda Ortak Velayet
AİHS Ek 11 No'lu Protokol ve Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilen ortak velayet, boşanma sonrası bakım, eğitim ve temsil kararlarının anne-baba tarafından birlikte alınmasını sağlar.
Gerekli Şartlar:
- Anne ve babanın ortak velayet hususunda ortak iradelerinin bulunması,
- Uzman değerlendirmeleri ve SİR raporuna göre ortak velayetin çocuğun gelişimine aykırı olmaması.
4. Velayetin Değiştirilmesi Davası (TMK m. 183)
Velayet kararları kesin hüküm niteliğinde değildir. Şartların esaslı ve sürekli biçimde değişmesi durumunda her zaman velayetin değiştirilmesi talep edilebilir. Bu gibi durumlarda mahkemenin aldığı kararlar daha önce de saydığımız gibi çocuğun üstün yararına bağlı alınır. Velayetin değiştirilmesinde başlıca sebepler olarak; yeniden evlenme, şehir ve ülke değişiklikleri , velayetin ihmal edilmesi, ebeveyn görevlerinin karşılanmaması ve çocuğa zarar verilebilmesi gibi durumlar olabilir.
- Yeniden Evlenme: Tek başına velayetin değişme sebebi değildir; ancak yeni evlilik çocuğun bakımını aksatıyorsa değerlendirilir.
- Şehir/Ülke Değişikliği: Çocuğun eğitimini ve diğer ebeveynle kişisel ilişkisini engelleyen durumlar velayet değişikliği doğurabilir.
- Velayetin İhmal Edilmesi: Sağlık, eğitim ve bakım ihtiyaçlarının aksatılması, ebeveynle görüşmenin engellenmesi en ağır gerekçelerdendir.
- İspat Yükü: Mevcut durumun çocuğun zararına olduğunu ileri süren taraf ispatla yükümlüdür.
5. Kişisel İlişki (Görüşme) Hakkı ve İhlali
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, TMK m. 323 uyarınca çocukla kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir. Bu sebeple çocukla kişisel ilişki kurmak isteyen ebeveyn bu hakkını kullanmak için talepte bulunabilir. Buna da görevli mahkeme tarafından bir düzenleme getirilir.
- Kişisel ilişki günleri çocuğun yaşına, okul durumuna ve yaşam temposuna göre belirlenir.
- Kişisel ilişkinin engellenmesi velayetin hakkının kötüye kullanılması sayılır ve velayetin değiştirilmesi davasına dayanak oluşturur.
- 7343 sayılı Kanun ile çocuk teslimi icra müdürlüklerinden alınarak Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri bünyesine taşınmıştır.
6. Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Velayete konu olan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme ilgilinin bulunduğu görevli Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla bakar.
- Konuyla yetkilendirilmiş mahkeme ise davalının yerleşim yeri veya çocuğun oturduğu yer mahkemesidir. Çekişmesiz yargı işlerinde talepte bulunanın oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
7. Geçici Velayet (İhtiyati Tedbir)
TMK m. 169 ve HMK m. 389 vd. uyarınca dava süresince çocuğun korunması amacıyla verilen geçici kararlardır. Yaklaşık ispat ve tehlike halinin varlığı aranır. Kararın kesinleşmesi veya davanın feragatle sonuçlanması durumunda tedbir kendiliğinden kalkar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2025/3125, K. 2025/9293, T. 03.11.2025):
"…Velâyet kamu düzenine ilişkindir… Çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilecektir. Bu durumda yapılacak iş; velâyeti kendisine verilen anne yanında yaşamadığı belirtilen… idrak çağındaki ortak çocuğun ve ebeveynlerin velayet konusunda görüşünü almak…"
8. Emsal Karar: Bursa BAM 2. HD (E. 2021/1407, K. 2022/387)
- Hükümlülük Halinin Etkisi: Babanın cezaevine girmesi velayet görevini ifa etmesini imkânsız kılacağından velayetin anneye verilmesi kamu düzenine uygundur.
- Kişisel İlişki Ziyareti: Cezaevinde bulunan ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması zorunludur. Hükümlülük hali, çocukla şahsi ilişkinin tamamen kesilmesine gerekçe olamaz.
9. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Velayet davası hangi mahkemede açılır: Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi bu sıfatla davaya bakar.
- Evlilik birliği sürerken velayet kimdedir: TMK uyarınca evlilik devam ettiği sürece velayet hakkı anne ve baba tarafından ortaklaşa kullanılır.
- Boşanmada velayet doğrudan anneye mi devredilir: Hayır. Hâkim, çocuğun üstün yararını inceleyerek karar verir. Ancak bebeklik ve küçük çocukluk döneminde anne bakım ihtiyacı ağır bastığı için çoğunlukla anneye verilir.
- İdrak çağındaki çocuğun tercihi kararda bağlayıcı mıdır: İdrak çağındaki (özellikle 8 yaş ve üzeri) çocuğun görüşünün alınması zorunludur. Çocuğun beyanı temel alınmakla birlikte, tek başına bağlayıcı değildir; SİR raporu ve diğer delillerle değerlendirilir.
- Velayet kararı verdikten sonra süreç kesin olarak kapanır mı: Hayır. Velayet kararları kesin hüküm oluşturmaz. Koşullarda esaslı ve sürekli bir değişiklik meydana gelirse TMK m. 183 kapsamında her zaman değiştirilmesi istenebilir.
- Velayet davasını açmaya kimler yetkilidir: Kural olarak anne veya baba açabilir. Özel durumlarda (koruma, kısıtlılık vb.) vasi, kayyum veya yetkili kamu kurumları da hukuki süreç başlatabilir.






