Arapça kökenli bir kelime olan muvazaa, sözlük anlamı itibarıyla danışıklılık veya anlaşmalı danışıklılık anlamına gelir. Borçlar Hukuku ve Medeni Hukukta yerini bulan tanımıyla muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan bir hukuki işlemi dış dünyaya karşı görünüşte varmış gibi göstermeleri veya gerçekte yaptıkları işlemi farklı bir işlem gibi sunmaları durumudur.
İradeleri ile beyanları arasında bilerek ve isteyerek yaratılan bu uyumsuzluk, yapılan görünürdeki işlemin Türk Borçlar Kanunu (TBK m. 19) uyarınca kesin hükümsüz (geçersiz) olması sonucunu doğurur.
Muvazaalı Bir İşlemin Temel Şartları
Bir hukuki işlemin muvazaalı sayılabilmesi için yerleşik Yargıtay içtihatları ve doktrin uyarınca şu üç ana unsurun bir arada bulunması şarttır:
- İrade ile Beyan Arasındaki Bilinçli Uyumsuzluk: Tarafların zihnindeki gerçek amaçları ile dış dünyaya açıkladıkları irade beyanı arasında bilerek ve isteyerek yaratılan bir uyumsuzluk bulunmalıdır.
- Üçüncü Kişileri Aldatma Amacı: İşlemin; alacaklıları, diğer mirasçıları, resmi makamları veya kamu kurumlarını yanıltmak niyetiyle kurgulanmış olması gerekir.
- Muvazaa Anlaşması: Tarafların, görünüşteki işlemin kendi aralarında hüküm ve sonuç doğurmayacağı, yalnızca üçüncü kişileri aldatmaya yönelik olduğu hususunda önceden veya işlem anında zımnen ya da açıkça anlaşmış olmaları zorunludur.
Muvazaanın Türleri: Mutlak ve Nisbi Muvazaa
Muvazaa, tarafların arka planda gizli bir işlem arzulayıp arzulamamalarına göre iki temel gruba ayrılır:
1. Mutlak (Adi) Muvazaa
Taraflar gerçekte hiçbir hukuki işlem yapmak istemedikleri halde, sırf üçüncü kişilere karşı bir işlem varmış izlenimi yaratırlar. Mutlak muvazaada arkada gizlenen başka bir hukuki işlem yoktur.
- Örnek: Borç batağında olan bir kişinin, alacaklılarının icra takibinden taşınmazını veya aracını korumak için samimi bir arkadaşına tapuda veya ruhsatta devretmiş gibi göstermesi. Burada taraflar ne mülkiyetin devrini ne de bir bedel ödenmesini istemektedir.
2. Nisbi Muvazaa
Taraflar aralarında gerçek bir hukuki işlem yapmak istemekte, ancak bu işlemi üçüncü kişilerden gizlemek amacıyla ön plana farklı bir "görünürdeki işlem" koymaktadırlar. Nisbi muvazaada şu 4 ana unsur bir arada bulunur:
- Görünürdeki İşlem: Tarafların dış dünyaya gösterdiği ancak istemedikleri işlem.
- Muvazaa Anlaşması: Görünürdeki işlemin geçersiz olacağına dair anlaşma.
- Gizli İşlem: Tarafların gerçekte yapmak istedikleri asıl işlem.
- Aldatma Amacı: Gizli işlemi üçüncü kişilerden saklama iradesi.
- Örnek: Bir kimsenin taşınmazını yakınına bağışlamak istemesi, ancak diğer aile bireylerinin tepkisinden kaçınmak için tapuda devri "satış" olarak göstermesi.
Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) ve Hukuki Niteliği
Uygulamada en sık karşılaşılan nisbi muvazaa türü muris muvazaasıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı kararı ile hukuki çerçevesi çizilen muris muvazaası; mirasbırakanın (murisin), diğer mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak maksadıyla, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazlarını tapu dairesinde satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesi eylemidir.
Buradaki temel gaye; saklı paylı olsun ya da olmasın, istemediği mirasçıların ileride tenkis veya miras paylaşımı davaları açarak hak talep etmelerini engellemektir.
Muris Muvazaasında Görünürdeki ve Gizli İşlemlerin Durumu
- Görünürdeki İşlem (Satış/Ölünceye Kadar Bakma): Tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için muvazaa nedeniyle kesin olarak hükümsüzdür.
- Gizli İşlem (Bağışlama): Tarafların gerçek iradesi bağışlama yönünde olsa da, TMK m. 706, TBK m. 237 ve Tapu Kanunu m. 26 uyarınca taşınmaz devrine ilişkin bağışlama sözleşmelerinin resmi şekilde (tapuda bağış iradesi açıklanarak) yapılması zorunludur. Bağışlama iradesi tapuda resmi şekilde açıklanmayıp gizlendiği için şekil noksanlığı nedeniyle geçersizdir.
Sonuç olarak; her iki işlem de geçersiz olduğundan taşınmazın devri hukuki dayanaktan yoksun kalır ve tapu kaydı yolsuz tescil durumuna düşer.
Muris Muvazaası Davalarında Usul ve İspat Rejimi
Muris muvazaası davalarında öngörülen bir usul ve ispat rejimi bulunmakla beraber mirasçılık üzeerinde her hakkı bulunanın iddia edebileceği bir olgudur.
1. Davayı Açabilecek ve Açamayacak Kişiler
- Saklı pay sahibi olup olmadığına bakılmaksızın, miras hakkı zedelenen tüm yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar ve evlatlıklar muris muvazaasına dayalı Tapu İptal ve Tescil Davası açabilirler.
- Mirası reddeden (reddi miras yapan), mirastan feragat eden, mirasbırakan tarafından mirastan çıkarılan (ıskat edilen) kişiler ile taşınmazı devralan kişiden üçüncü şahıs olarak satın alan iyi niyetli kişiler bu davayı açamazlar.
2. Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre
Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası, Muvazaalı işlemin baştan itibaren hükümsüz olması sebebiyle hiçbir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Dava, mirasbırakanın vefatından sonra istenildiği zaman açılabilir. Mirasbırakan hayatta iken bu davanın açılması mümkün değildir.
3. İspat Serbestisi ve Deliller
Mirasçılar, mirasbırakanın tarafı olduğu muvazaalı işleme karşı üçüncü kişi konumunda sayılırlar. Bu nedenle muvazaa iddiasını ispatlarken senetle ispat zorunluluğuna tabi değillerdir.
- Kullanılabilecek Deliller: Tanık (şahit) anlatımları, banka hesap hareketleri, tapudaki satış bedeli ile taşınmazın devir tarihindeki gerçek rayiç değeri arasındaki aşırı nispetsizlik, taraf aile içi ilişkileri, murisin mal satmaya ihtiyacının bulunup bulunmadığı ve alıcının alım gücü gibi her türlü delille ispat sağlanabilir.
4. Yargıtay'ın Değerlendirme Kriterleri
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, muris muvazaasının varlığını değerlendirirken şu hususları bütünsel olarak inceler:
- Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri,
- Toplumsal eğilimler ve aile içi beşeri ilişkiler,
- Mirasbırakanın söz konusu devri yapmakta haklı ve makul bir sebebinin bulunup bulunmadığı,
- Davalı alıcının alım gücünün olup olmadığı,
- Satış bedeli ile devir tarihindeki gerçek piyasa değeri arasındaki fahiş fark.
Muvazaalı işlemlerin tespiti, tapu kayıtlarının iptali, devir tarihlerindeki emsal rayiç değer analizleri ve tanık anlatımlarının kurgulanması son derece teknik hukuki değerlendirmeler gerektirir. Hak kayıplarının önüne geçebilmek adına sürecin başından itibaren profesyonel hukuki destekle yürütülmesi önem taşımaktadır.
Muvazaa tespiti, muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) nedeniyle tapu iptal ve tescil davaları, tenkis davaları ve tüm miras hukuku uyuşmazlıklarınız için BA Legal – Av. Buse ALTIKARDEŞ ile iletişime geçebilirsiniz.






