Makul sürede yargılanma hakkı, adil yargılama ilkelerinin en temel sacayaklarından birini oluşturmaktadır. Bu hak sayesinde yargı süreçlerinin sebepsiz yere uzamasının önüne geçilerek, tarafların belirsizlik hissi ve endişe içinde kalmaları engellenir. Dava süreçlerinin makul bir zaman diliminde tamamlanamaması, bireylerin adalet sistemine olan inancını zedelerken, sürecin uzamasından menfaat temin edebilecek kişilere de zemin hazırlar. Süresinde sonuçlanmayan bir davanın haklı tarafı, yaşanan gecikmeler sebebiyle mağduriyet yaşayabilir veya hakkına tam anlamıyla kavuşamayabilir. Bu tür aksamalar insanları gayriresmî yollara yöneltebileceğinden, yargılamaların makul sürede nihayete erdirilmesi, etkin bir adaletin tesisi bakımından hayati bir önem taşır.
Hukuki süreçlerinize dair tüm konularda ve özellikle uzun süren yargılamalar neticesinde doğan makul sürede yargılanma hakkı ihlallerine ilişkin taleplerinizde alanında uzman bir avukattan hukuki danışmanlık alabilirsiniz.
Makul Sürede Yargılanma Hakkı Nedir?
Gerek ceza ve özel hukuk davalarında gerekse idari yargıda temel gaye, sürecin makul bir zaman zarfında yürütülmesidir. Nitekim adalet toplumsal düzenin temeli olduğu gibi, geciken bir adaletin de haksızlığa dönüşeceği açıktır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesinin 1. fıkrasında; herkesin, medeni hak ve yükümlülüklerine ilişkin uyuşmazlıklarda veya kendisine yöneltilen cezai ithamlarda, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde davasının makul bir sürede, hakkaniyete uygun ve aleni olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Bu fıkra lafzi olarak incelendiğinde, yürütülen yargısal faaliyetlerin makul zaman dilimleri içerisinde tamamlanması gerektiği net bir biçimde anlaşılmaktadır.
Adil yargılanma hakkı; haklarının kısıtlandığını veya ihlal edildiğini düşünen kişilerin, bu durumun sonlandırılması ve olumsuz neticelerin giderilmesi amacıyla yetkili makamlara başvurma imkânını kapsar. Makul sürede yargılanma hakkı da bu genel hakkın ayrılmaz bir parçasıdır. Dolayısıyla bireyler, yargılamaların hem adil hem de makul sürelerde bitirilmesini talep etme yetkisine sahiptir. Yargılama neticesinde verilen karar hukuken doğru olsa dahi, süreç makul sürede tamamlanmamışsa yargılamanın bütünüyle adil gerçekleştiğinden söz edilemez.
Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlaline İlişkin Emsal Anayasa Mahkemesi Kararları
Anayasa Mahkesi Kararı Özeti: Makul Sürede Yargılanma Hakkı İhlali
Başvuru No: 2019/12545
Karar Tarihi: 04.05.2020
Karar Konusu: Makul Sürede Yargılanma Hakkı (Anayasa m. 36)
Olayın Özeti
Başvurucu, idari işlemin iptali ve parasal kaybının tazmini istemiyle 13.11.2009 tarihinde davalar açmıştır. Açılan davalar esastan reddedilmiş, Danıştay incelemelerinden geçerek karar düzeltme istemlerinin reddiyle kesinleşmiştir. Başvurucu; delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapıldığını, kararın adil olmadığını ve yargılamanın uzun sürdüğünü belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur.
Hukuki Değerlendirme ve Süreç
- Dosyaların Birleştirilmesi: Konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2019/12706 numaralı bireysel başvuru dosyası, 2019/12545 numaralı dosya ile birleştirilerek inceleme bu dosya üzerinden yürütülmüştür.
- Yargılama Süresi: Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili idari yargılama süresi davanın açıldığı 13.11.2009 tarihinde başlamış ve kararların kesinleştiği Kasım 2018 tarihlerinde sona ermiştir. Yargılama süreci yaklaşık 9 yıl sürmüştür.
- Makul Süre Değerlendirmesi: İdari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı, kaç dereceli olduğu, tarafların ve idarenin tutumu ile başvurucunun menfaatinin niteliği dikkate alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, yaklaşık 9 yıl süren idari yargılama sürecinin makul olmadığı sonucuna varmıştır.
- Diğer İddialar: Delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının uygulanmasına ilişkin adil yargılanma ve çalışma hakkı ihlali iddiaları, açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur.
Karar ve Sonuç
- Makul Sürede Yargılanma Hakkı: İddia KABUL EDİLEBİLİR bulunmuş ve Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE OY BİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
- Diğer İhlal İddiaları: Açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ bulunmuştur.
- Tazminat ve Giderler: Başvurucuya iki yargılama için toplam 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine, ayrıca 729,20 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.729,20 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedilmiştir.
Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlali Nedeniyle Tazminat Başvuru Usulü
Makul sürede yargılanma hakkının ihlali durumunda ortaya çıkan zararların giderilmesi amacıyla tazminat talebinde bulunma imkânı, mevzuatta yapılan birtakım aşamalı düzenlemelerle bugünkü şeklini almıştır:
- AİHM Pilot Kararı ve 6384 Sayılı Kanun: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Ümmühan Kaplan/Türkiye kararında bu konuda iç hukukta etkili bir başvuru yolunun bulunmadığını tespit etmesi üzerine, 6384 sayılı Kanun çıkarılmıştır. Bu kanunla AİHM önündeki başvuruları incelemek üzere Adalet Bakanlığı bünyesinde Tazminat Komisyonu kurulmuştur.
- Nevriye Kuruç Kararı ve TBMM’ye Bildirim: AYM, Nevriye Kuruç kararında söz konusu düzenlemelere rağmen durumun yapısal bir sorun teşkil ettiğini, bireysel başvurudan önce müracaat edilebilecek idari/yargısal bir başvuru mekanizmasının kurulması gerektiğini belirterek durumu TBMM’ye bildirmiştir.
- 8. Yargı Paketi (7499 Sayılı Kanun) ile Getirilen Yeni Dönem: 12/03/2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun düzenlemesi uyarınca:
- Soruşturma, kovuşturma veya yargılama aşamalarında ya da bu süreçlerin kesin bir kararla sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren en geç bir ay içinde başvuru yapılması gerekmektedir.
- 01/06/2024 tarihi itibarıyla makul sürede yargılanma hakkının ihlaline ilişkin tüm tazminat başvuruları doğrudan Anayasa Mahkemesine değil, Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna yapılacaktır.
Uzun süren yargılamalar sebebiyle doğan hak ihlalleri ve tazminat süreçleri teknik detaylar içerdiğinden, hak kaybına uğramamak adına süreçlerin hukuki destek alınarak takip edilmesi önem taşımaktadır. Bu sebeple süreç içerisinde yaşanan olumsuzluklar ve bu uzun süren yargılama süreçlerinde taraflar çeşitli hak mahrumiyetleri yaşamaktadırlar. Bu nedenle özellikle kişi hayatında büyük etkiye sahip olan mahkeme ve hukuk süreçlerinde bir hak kaybı yaşanmaması ve mağduriyetlerin daha etkili bir şekilde giderebilmek adına profesyonel bir hizmet alınma zorunluluğu doğmaktadır. Özetle dosyanızın gereğinden fazla uzun sürdüğünü ve hak mahrumiyeti yaşadığınızı düşündüğünüz durumların yaşanmaması adına Av. Buse ALTIKARDEŞ ile iletişime geçebilirsiniz.



